ANSÝAD üyesi bazý iþadamlarý ile Dedeman Oteli`nde kahvaltýda biraraya gelen Deniz Baykal, toplantý sonrasý gazetecilerin, Ýnegöl ve Hatay`da yaþananlar ile "Balyoz Planý" davasý kapsamýnda çýkarýlan yakalama emirlerine iliþkin sorularýný yanýtladý.
Türkiye`nin bir süredir sistematik þekilde çok tehlikeli bir gerilim ve kutuplaþma tuzaðýna çekilmek istendiðini ifade eden Baykal, bu konuda herkesin uyarýlarýný ifade ettiðini, ancak bunu durduracak atýlýmýn bir türlü gerçekleþtirilemediðini söyledi.
"Milletimiz bu gidiþe dur demeli"
Toplumun çok tehlikeli bir ayrýþma noktasýna sürüklendiðini ifade eden Baykal, bunun hiç kimse için sürpriz olmadýðýný savundu. Baykal, "Açýlým politikasýnýn Türkiye`yi bu noktaya getirmekte ne kadar önemli olduðunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Türkiye`yi etnik gerilim ortamýna sürükleyen politika ne yazýk ki bir yýla yakýn süreden beri izlenen bu politika olmuþtur. Etnik ayrýþma ve etnik gerilim ortamý ne yazýk ki iktidarýn katkýlarýyla, öncülüðüyle, desteðiyle bütün ülkeye yaygýnlaþtýrýlmýþtýr" dedi.
Etnik gerilim ortamýnýn çok üzüntü veren bir tablo olduðunu dile getiren Baykal, bu gidiþin biran önce noktalanmasý için herkese aðýr sorumluluk düþtüðünü kaydetti.
Baykal, "12 Eylül`de yapýlacak halk oylamasý bir büyük fýrsattýr. En iyi þekilde deðerlendirilmesi lazýmdýr. Milletimiz bu gidiþe dur demelidir. Terör,
etnik ayrýþma, hukuksuzluk dönemi kapanmalýdýr. 12 Eylül bunun için fýrsat olarak deðerlendirilmelidir" diye konuþtu.
Vatandaþlara saðduyu çaðrýsýnda bulunan Baykal, toplumun dayanýþmasýný, kardeþliðini ve barýþýný tehlikeye atacak davranýþlardan kaçýnýlmasýný istedi.
Yaþanan gerginliklerin daha ileri boyuta taþýnmamasýnýn önemine dikkati çeken Baykal, "Ýç çatýþma ortamý kesinlikle oluþturulmamalýdýr. Bu doðrultudaki tahriklere kimse alet olmamalýdýr. Olaylar büyük bir soðukkanlýlýkla ve sorumlulukla kontrol altýnda tutulmalýdýr. Kimse toplumda gerginlik yaratmaya, husumet oluþturmaya, çeþitli kesimleri hedef göstermeye yönelmemelidir" dedi.
Ýhanet tartýþmasý
Bir gazetecinin, "Baþbakan Erdoðan ile CHP Genel Baþkaný Kýlýçdaroðlu arasýnda ihanet tartýþmasý var. Siz ihaneti gördünüz mü?" sorusu üzerine Baykal, siyasi polemiklerin ötesine bakmaya çalýþtýðýný söyledi.
Baykal, "Hukukun deðerini, önemini bilelim, hukuka sahip çýkalým, hukuku yozlaþtýrmak isteyenlere, bir acayip hukuk düzeni yaratmak isteyenlere meydan býrakmayalým. Böyle bir süreç var mý? Var. Þu anda bile var. Bugünkü anayasada bile var. Anayasa deðiþirse bu çýðýrýndan çýkacaktýr" þeklinde konuþtu.
Toplum içinde etnik gerilim yaratmak isteyenlere karþý dikkatli olmak gerektiðini dile getiren Baykal, Türkiye`yi buraya getiren sürecin sorumlusunun iktidar olduðunu ancak olayýn artýk bir iktidar tartýþmasý olmanýn ötesine geçtiðini söyledi.
Baykal, þöyle konuþtu:
"Siyasetin içinde suçlamalar, tartýþmalar, karalamalar, polemikler elbette yaþanýr. Bunlarýn bir önemi, anlamý yok. Bunlar demokrasilerde yaþanabilecek olaylardýr. Beni ilgilendiren Türkiye`nin birliði, bütünlüðü, hukukun üstünlüðü. Bu ikisi de tehlike içindedir. 12 Eylül tartýþmasý yaratarak bugünkü hukuk çarpýklýðýný gözlerden kaçýrma oyununa kimse alet olmamalýdýr. 12 Eylül bir darbe dönemidir. Þimdi bir demokratik hukuk döneminde olduðumuz ifade edilmektedir. Ama bugün yaþananlar 12 Eylül darbe döneminde yaþananlardan farklý deðildir. Anlaþýlýyor ki Türkiye`de bu kadar büyük hukuksuzluðun yapýlmasý için bir askeri darbeye ihtiyaç yokmuþ. Bu dönem bize bunu öðretti.
Bir askeri darbe olmadan da ülkede en temel insan haklarý ihlal edilebilirmiþ, masumiyet karinesi yok sayýlabilirmiþ, haksýz tutuklamalar yapýlabilirmiþ, yüzlerce insana zulmedilebilirmiþ... Askeri darbe olmadan da bunun yapýlabilir olduðu ortaya çýkmýþtýr. Türkiye bir darbe döneminde deðil ama darbe gerçeðiyle karþý karþýyayýz. Herkesin hayatýna bir askeri darbe döneminde bile mazur görülmesi mümkün olmayan haksýz müdahaleler yapýlýyor, yanlýþlýklar yapýlýyor. Bana dokunmayan yýlan bin yaþasýn diyerek bu iþleri taþýyamayýz. Bir kiþiye yapýlan haksýzlýk karþýsýnda eðer toplum sesini çýkarmýyorsa, o haksýzlýða layýk demektir. Yapýlan haksýzlýklara hep beraber tepki göstermek zorundayýz."
Siyasi günlük tartýþmalarýn, polemiklerin anlayýþla karþýlanmasý gerektiðini anlatan Baykal, haklýdýr, haksýzdýr meselesinin bir önemi olmadýðýný vurguladý.
Baykal, "Ben o polemiðin bir parçasý olmak istememem ama bunlar ciddi meseleler. Türkiye çok tehlikeli yönetiliyor, iþler çýðýrýndan çýkmak üzere. Demokrasi bir sorumluluk rejimidir" dedi.
"Toplumun DNA`sý sarsýlýyor"
"Balyoz Planý" davasý kapsamýnda haklarýnda yakalama emri çýkan 102 kiþiye iliþkin soru üzerine Baykal, demokratik ülkelerde böyle bir þey yaþanmayacaðýný savundu.
Baykal, þunlarý söyledi:
"8 yýl önce yapýlmýþ bir tatbikat çalýþmasý ile ilgili hukuki dava açacaksýnýz, þu anda ülkenin en temel noktalarýnda görev yapmakta olan insanlarý en aðýr suçlamalarla hukuka aykýrý biçimde yakalama emirleri çýkararak yaka paça yakalamaya kalkacaksýnýz... Þýk deðil, hukuki deðil, demokratik deðil, insani deðil... Ayýp, yakýþýksýz. Çok yanlýþ iþler yapýlýyor. Bu yanlýþlar sadece orada kalmaz. Toplumun dokusu, genetiði bozuluyor, DNA`sý sarsýlýyor. Doðru deðil. Hiçbir demokratik ülke böyle bir travma yaþamamýþtýr. Ülkeler askeri darbe dönemlerini yaþar, sonra darbe dönemleriyle hesaplaþýr. Bir darbe dönemi yaþanmadan yaþanmasý muhtemel bir darbe dönemiyle hesaplaþacaðýz diye 8-10 yýl sonra görev baþýndaki insanlarýn böyle bir muameleye maruz býrakýldýðýna dair ne Latin Amerika`da, ne Asya`da bir örnek vardýr. Utanç verici bir tablo."
Baykal, daha sonra il baþkanlýðýna geçerek, il ve ilçe yöneticileriyle basýna kapalý bir toplantý yaptý.(Cnntürk)
|