ANKARA - MHP Genel Baþkaný Devlet Bahçeli, "Bir yardýmlaþma derneðiyle ilgili ortaya çýkan usulsüzlük iddialarýnýn yargýya intikali ve konunun Baþbakan Erdoðan’a kadar uzanmasý vahim bir durumu daha ortaya çýkarmýþtýr. Bu iddialarýn ciddiye alýnmasý, sonu nereye kadar uzanýrsa uzansýn tetkik ve tahkik edilmesi elzem bir hale gelmiþtir" dedi.Bahçeli, konunun Türkiye ayaðýyla ilgili olarak Cumhuriyet savcýlarý acilen gereðini yapmasý gerektiðini kaydetti.
Devlet Bahçeli, yaptýðý yazýlý açýklamada, tartýþma, gerilim ve kutuplaþma altýnda girilen 22 Temmuz 2007 seçiminden sonra, huzur, refah ve esenlik arayan milletin "376 gündür görev baþýnda olan 60. Hükümet’in icraatlarý ve ülkede yaþanan diðer geliþmeler karþýsýnda büyük bir hayal kýrýklýðý yaþadýðýný" savundu.
AKP’nin "iç siyasette aldatma, kandýrma, istismar, çatýþma ve partizanlýðý; dýþ siyasette ise teslimiyetçiliði ve ilkesizliði siyaset anlayýþýnýn temel ekseni haline getirdiðini" ileri süren Bahçeli, "Tek baþýna iktidar olmayý baþarmýþ olmasýna raðmen, Türkiye’nin hükümeti olmayý bir türlü baþaramayan AKP, tüm uyarý ve uzlaþma çaðrýlarýna uzak durarak birikmiþ siyasi hesaplarýna yenik düþmüþ, bunlarý aþabilme basiret ve erdemini gösterememiþtir" dedi.
-SÝYASÝ VE AHLAKÝ ÇÜRÜME TOPLUMU SARDI-
AKP iktidarý döneminde "siyasi ve ahlaki çürüme, devlet ve toplum hayatýný bir kanser gibi sardýðýný, yozlaþma kültürünün her alanda kök salarak; yolsuzluk, vurgun ve talanýn hakim anlayýþ haline geldiðini" savunan Bahçeli, bunun sonucu olarak "devlet ve adalet mekanizmasýna olan güvenin derinden sarsýldýðýný, siyaset kurumunun yýprandýðýný, toplum nezdinde çok aðýr bir itibar kaybýna uðradýðýný" öne sürdü. Bahçeli, "Bugün Türkiye, dozu ve etkisi sürekli artan bir çekiþme ve tartýþma girdabýnýn tam ortasýnda adeta çýrpýnmaktadýr. Ülkemizin sürüklendiði bu durumdan çýkma ve silkinip ayaða kalkma hamleleri her defasýnda beliren bir AKP skandalýyla akamete uðramaktadýr" dedi.
-AKP’NÝN YOLSUZLUK KERVANI-
Türkiye’nin, "AKP’nin yozlaþan ve kokuþan siyasetiyle, sürekli güç ve enerji kaybettiðini" savunan Bahçeli, AKP’nin "iktidar olmanýn getirdiði imkanlarý utanmadan yandaþlarýna peþkeþ çektiðinin geliþmelerden anlaþýldýðýný" söyledi. Bahçeli, þunlarý kaydetti: "Bu kapsamda peþi sýra kamuoyuna yansýyan AKP merkezli yolsuzluk ve rüþvet haberleri, millet ve devlet hayatý için endiþe verici bir aþamaya gelmiþtir. AKP’li bazý belediyelerin oluþturduðu ihale ve imar çetelerinin organize yolsuzluklarý, AKP üst düzey yöneticilerinin bulaþtýðý utanç verici rüþvet olaylarý, yandaþ medyayý beslemek için kamu kaynaklarýnýn ulufe olarak daðýtýlmasý tek tek ortaya çýkmaktadýr. Türk milleti bir taraftan manevi deðerleri hayasýzca istismar ederek inanç hortumculuðu yapan, öte yandan kul ve yetim hakkýna el uzatan ve bundan da hiç rahatsýzlýk duymayan AKP’nin yolsuzluk kervanýnýn son yolculuðunu izlemektedir.
-DÝKTATÖRLÜK HEVESLÝLERÝ-
Siyaset hiçbir dönemde bu kadar kirlenmemiþ, Türkiye hiçbir dönemde yolsuzluðu ve kanunsuzluðu kendisi için bir hak ve imtiyaz olarak gören böylesine lekeli bir iktidar tarafýndan yönetilmemiþ ve diktatörlük hevesleri hiç bu kadar gemi azýya almamýþtýr. En son Almanya’da, uzantýsý Türkiye’de bulunan bir yardýmlaþma derneðiyle ilgili ortaya çýkan usulsüzlük iddialarýnýn, yargýya intikali ve konunun Baþbakan Erdoðan’a kadar uzanmasý vahim bir durumu daha ortaya çýkarmýþtýr. Bu iddialarýn ciddiye alýnmasý, sonu nereye kadar uzanýrsa uzansýn tetkik ve tahkik edilmesi elzem bir hale gelmiþtir. Konunun Türkiye ayaðýyla ilgili olarak Cumhuriyet savcýlarý acilen gereðini yapmalýdýrlar. Ayrýca Devlet Denetleme Kurulunun görevlendirilerek, meselenin objektif esaslar içerisinde ele alýnýp araþtýrýlmasý mutlaka saðlanmalýdýr.
Baþbakan Erdoðan’ýn önünü alamadýðý panik ve asabi tavrý, hýrçýn ve þantaja uzanan konuþmalarý bir anlamda da suçluluk psikolojisinin tezahürleri olarak deðerlendirilmelidir. Bütün kontrolünü kaybeden Baþbakan, yolsuzluklara yataklýk yapmakta ve çatýrdayan hanedanlýðýný kurtarmak telaþýyla siyasi ve ahlaki ölçülere sýðmayan yöntemlere sarýlmayý beyhude bir kurtuluþ yolu olarak görmektedir."
BAÞBAKAN SUÇLULUK PSÝKOLOJÝSÝNDE-
Devlet kurumlarýnýn var olan sorunlarýnýn halli hususunda sevk ve idare etmesi gereken Baþbakan’ýn, bunun yerine, "bir suçüstü psikolojisi altýnda, telaþ ve aceleyle bir medya grubuyla seviyesi düþük bir polemiðin içine girerek gerilimi yükselttiðini" ifade eden Bahçeli, "Bundan sonra hiçbir þeye göz yumulmayacaðýný dile getiren Baþbakan Erdoðan; bu zamana kadar nelere göz yumduðunu, hangi çýkar iliþkilerinden beslendiðini kuþkuya yer býrakmayacak bir biçimde açýklamalýdýr" dedi.
KORKU VE BASKI YÖNTEMÝ
"Korku ve baský yöntemleriyle basýn ve haber alma özgürlüðünü kýsýtlama giriþimleri geçmiþte hiçbir iktidara bir þey kazandýrmamýþtýr. Buna yeltenenlerin akýbetleri ve bu yolla demokratik kültüre verdikleri zararýn olumsuz bilançosu hafýzalardaki tazeliðini korumaktadýr" diyen Bahçeli, þunlarý belirtti: "AKP zihniyetinin sahip olmuþ olduðu eksik ve mahsurlu demokrasi anlayýþý sonucunda; artýk hükümet olmak, milletimizin yüksek menfaatinin saðlanmasýnýn aracý olarak deðil, adeta yaðmacýlýðýn, zenginleþmenin vasýtasý olarak görülür bir konuma gelmiþtir. MHP tarafýndan önerilen; yolsuzluklarý önlemek, bunlarla etkin bir mücadele için gerekli politikalarý belirlemek ve ilgili kuruluþlar arasýnda koordinasyon saðlamak üzere özerk yapýda bir ’Yolsuzlukla Mücadele Kurulu’ oluþturulmasý hususunun, kamuoyunda tekrar tartýþýlmasý bu vesileyle daha anlamlý ve önemli bir hale gelmiþtir. Siyasi ve ahlaki kirlilikle topyekün mücadele, yolsuzluk ve kanunsuzluklarýn kökünün kazýnmasý ve bütün sorumlularýndan adalet önünde hesap sorulmasý, parlamenter rejimin geleceði bakýmýndan hayati önem taþýmaktadýr.
DOKUNULMAZLIK KONUSU
Bu kapsamda, milletvekili dokunulmazlýðýnýn adaletten kaçmak için sýðýnma limaný olmaktan çýkarýlmasý, siyasi partilerin faaliyetlerini ahlaki esaslara baðlayacak ve Türk siyasetine etik meþruiyet kazandýracak kapsamlý düzenlemeler yapýlmasýnýn hayata geçirilmesi artýk kaçýnýlmaz bir durum haline gelmiþtir. Elbette aziz milletimizin, olan biten bütün bu ahlaki yozlaþma ve vurguna vereceði bir cevabý vardýr. Nitekim yakýn tarihimiz bunun ibret verici örnekleriyle doludur." (aa) |